- Dünya dikenli bir hayat, sevenlerde mi kabahat?!

Eylül 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930
Ara
Ana Sayfa > Mustafa Kuleli > Pinhani’de bir şey yok
Pinhani’de bir şey yok
Zeynep Eylül Üçer ve Sinan Kaynakçı.


Pinhani ile tanışmam ani olmadı. “Ben nasıl büyük adam olucam” ve “İstanbul’da”  şarkıları, ara ara kulağıma çalınıyordu ilk zamanlar. Bir gün dedim ki, yahu git şu adamların albümünü* al da doğru dürüst dinle. Gittim aldım, iyi ki de öyle yapmışım…

“İstanbul’da” ile açıldı albüm: “Kaçamayıp da saklanan kedicikler gibi / sığındım senin sıcaklığına”

Dakika bir, gol bir! Böylesine ‘gerçek’ sözler, eşsiz bir vokal, insanın içine işleyen gitar soloları ve toplamda müthiş bir ahenk ve duygu yükü…

Şarkı iki, şarkı üç, dört, beş derken, "Allah Allah, yahu bu şarkıların hepsi güzel!" Bir de favorim olan altıncı şarkı var. Diyorlar ki: “Herkes köşesini kapmış, iyi ama ben nasıl büyük adam olucam” Bizler gibi, kapılmış köşelere karşı yazı yazmaya, varolmaya çalışan insanlar için marş niteliğinde bir eser!

Başlarda; zamanla geçer, bu şarkılar da unutulur, hele biraz bekle, hemen yazılar döşenip de sonra madara olma diyordum kendi kendime. Ama yok, gerçekten çok güzel yaptıkları müzik.

Daha sonra ufak bir araştırma yaptım haklarında. Solist Sinan Kaynakçı ve Bas gitarist Zeynep Eylül Üçer kuzen imişler. Bulutsuzluk Özlemi’nin efsanevi gitaristi Akın Eldes ve Davul ustası Cem Aksel de onlara destek verince işte bu albüm çıkmış ortaya. 

Peki bu mu meselemiz? Sadece güzel müzik yaptıkları için mi konu ediyoruz Pinhani’yi? Evet diyemeyeceğim. Nasıl anlatsam bilemiyorum. Bu arkadaşlarda başka bir şey var. Ya da bir şey yok. “İmaj” yok mesela. Sinan’ın kafasında jöle, Zeynep’in yüzünde makyaj yok. Web sitelerinde (www.pinhani.com) “afili rock’cu” fotoğrafları yok.  Sarf ettikleri sözlerde “Dizi müziği de yaptık, biz artık olduk” havası yok. Hala üniversite kampüsünde, çimenler üstünde ya da sahilde gitar çalar gibiler. Biz de etraflarına toplanmış, halimizden memnun, dinliyoruz.

Daha da önemlisi bu kardeşler de bizler gibi 80 sonrası kuşaktan. Bizlerle aynı çağın, aynı iklimin çocukları. Muhtemeldir onlar da “Süper Baba” izlediler mesela, onlar da 90’ların o baş döndürücü dönüşüme tanık oldular, onlar da Anadolu Lisesi/Kolej sınavı stresini yaşadılar.

İşte belki de bu yüzden müzikleri bu denli içimize işliyor, sözleri bu denli sarıyor bizi.

Aynı dili konuşuyoruz çünkü…

*   *   *

Pinhani ile hala tanışmamış birileri vardır belki diye yazıldı bu yazı. Yoksa haklarında söyleyebileceğim daha fazla bir şey yok. Ürün ortada. Hala dinlemediyseniz, dinleyiniz. Tavsiyemizdir.

* Pinhani, İnandığın Masallar, 2006 Piccatura

Frankfurt/O
Mustafa Kuleli

mustafakuleli@hotmail.com

Mustafa Kuleli'nin tüm yazıları

 

Gelen Yorumlar
Toplam 2 yorum, 1-2 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Pinhani
Yaziniza Pinhani'nin fan sitesi araciligiyla ulastim.
Ellerinize saglik.
Cok samimi, cok guzel.
Fusun Mızrak eklemiş. | 08 Ocak 2008 Saat 02:14
MaG_6_
Öncelikle yazınız çok güzel onu belirteyim daha sonra sizden ufak bir isteğim olacak.Albüm adını "inandığın masallar" olarak doğrusuyla düzeltirseniz tam tamına olur.Yanlışlık olmasın maksat :)
İyi günler.
MaG eklemiş. | 21 Ocak 2008 Saat 20:11
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Onay Kodu

GH'nin yeni tasarımını beğendiniz mi?
Oh be, nihayet! Süper olmuş.
Mmh, eski hali daha bir hoştu sanki.
Biraz daha renk lazım.
Bilmem ki.
GünlükHayat.com 
Hiçbir hakkı saklı değildir / Copyleft 2005-2008
[GünlükHayat'ta yayınlanmasını istediğiniz yazılarınız için: ghposta@gmail.com]