Hayata dair bol zeytinyağlı laf salatası. (domatesler organik)
Pul

Aralık 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031
Ara
Ana Sayfa > Konuk Yazar
Efendim suskundum uzun bir süredir. Suskundum çünkü küskünüm. Neye mi? Öncelikle edebiyatın da yazılı bir araç olduğunu unutanlara… Edebiyatı üvey çocuk olarak görenlere. Hayatlarındaki estetik algıyı kaldırıp yerine tabular yaratan zihniyete. Yazmanın –üretmenin- sancılı doğasını bilmeyenlere...
Yorum Ekleyin | 29 Şubat 2008 | Konuk Yazar
Bağımlılığa doğru hızla ilerleyen ilişkilerde bir zaman sonra doğru ile yanlış ayırt edilmez olur. Oysa unutulmamalıdır ki ilişki; bağımlılık değil, bağlılık olmalıdır. Aradaki ayırımı fark etmek için kendimize şu soruyu sorabiliriz: Bir şeylerin yanlış gitmekte olduğunun farkında vardığımda, bile isteye canımı yakandan şimdi, şu an, hemen her şeyi bırakıp gidebilir miyim?
Yorum Ekleyin | 24 Aralık 2007 | Konuk Yazar
Arabaların giremediği çok dar ve bir o kadar da dik olan yokuştan kömür dumanları arasında yüzü belirir. Öksürür. Söylene söylene tırmanır yokuştan. Kesin sağ bacağı “çekmeye” ve “artık ihtiyarlamaya başlamıştır”. Eğer çok yakınından geçmezseniz duyamazsınız söylediklerini. Kelimeler sanki gizli bir şeyi imliyormuş gibi çıkar her daim ağzından...
Yorum Ekleyin | 06 Ekim 2007 | Konuk Yazar
“Demokrasi” kazanmıştır… Doğrudur. Bir itirazım yoktur. Sadece zamanın birinde birilerinin “Demokrasi” ağacı dikmek için; iyi niyetli hallerini gördük… O “Demokrasi” bu demokrasi mi?
Yorum Ekleyin | 27 Temmuz 2007 | Konuk Yazar
Bir deliktir tutturduk gidiyoruz. Seçim tahmini yapacaktık oysa bu yazıda, değil mi? "Açılan sandık sayısı...", "Sonuçlar böyle olursa...", "Meclisteki sandalye sayısı..." gibisinden yorumlar. Ne ilgisi var bunlarla deliklerin?
Yorum Ekleyin | 22 Temmuz 2007 | Konuk Yazar
1 Mayıs günü... İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü’nün temsil ettiği bir teşkilat yapısının o günün sabahından akşamına kadar sürdürdüğü ve tüm şehri esir alan “büyük kuşatma”, bir “totaliter deneme”... Ve onların komutaları altında adam dövmek ve ezmek üzere eğitilmiş polislerinin, Taksim’e çıkmaya cesaret eden insanları döverken “Sen kimsin ki devlete kafa tutuyorsun!” diyerek başvurduğu ölçüsüz bir şiddet... Bu büyük kuşatmaya, 700 kişinin gözaltına alınmasına rağmen, gene de insanların Taksim’e çıkmasını engelleyemeyen bir teşkilat...
Yorum Ekleyin | 10 Mayıs 2007 | Konuk Yazar
Şimdi insanlar meydanlara çıkmaya başladılar. Yıllardır alınan her türlü önleme rağmen, bir türlü “tehdit altında” olmaktan kurtulamayan “Cumhuriyeti ve laikliği koruma” söylemi daha güçlü bir sesle devreye sokuldu. Cumhuriyet’in tepesindeki en “sembolik” tepeye sınıfsal ve kültürel bir hareket olarak islami hareketten gelen ve toplumsal hareketliliğe, değişime, yenilenmeye tekabül eden bir kişinin geçme ihtimali bu söylemin üreticilerinin her türlü önlem ve yaptırıma başvurmasını da beraberinde getirdi...
Yorum Ekleyin | 03 Mayıs 2007 | Konuk Yazar
ADD’sinden, Alpaslan Işıklı’sından, Nur Serter’ine, Rahşan Ecevit’inden, Nihat Genç’ine kadar uzanan bir yelpazede her türlü ötekinden nefret ederek inşa edilen “milliyetçilikler”, misyonerliği hedefleştirerek, bir takım katilllere, faşistlere, ırkçılara inanılmaz bir meşruiyet veriyor; “kötülüğü” normalleştiriyor...
Yorum Ekleyin | 19 Nisan 2007 | Konuk Yazar
Tehlikenin farkında mısınız?
Hrant Dink’in katlinin gerçek faillerinin karanlık dehlizlerde –şimdilik- kaybolduğu bir dönemde Cumhurbaşkanlığı savaşlarıyla yeni bir aşamaya geçtik. Bu memleketin gerçek bir evladına, yurttaşına sıkılan kurşunlardan sonra, yeni bir operasyon dört koldan yürütülmeye çalışılıyor...
Yorum Ekleyin | 12 Nisan 2007 | Konuk Yazar
Tarihsel olsun veya olmasın, dizileri ya da filmler sadece tüketime “sunulan” ürünler değil. Bütün bu ürünler aynı zamanda bizzat toplumun içinden gelen irili ufaklı haykırışlara verilen cevaplar. Tabii, haykırışlar kesinlikle tek bir tür sesin haykırışı değil; içlerinde her türlü travmaya tercüman olan haykırışlar var...
Yorum Ekleyin | 05 Nisan 2007 | Konuk Yazar
Devletin önce savaş açıp, sonra adeta kıskanç bir çocuk gibi, “senin bayramın değil; benim bayramım” diyerek başvurduğu yolla birlikte, Nevruz ve Newroz arasındaki ideolojik savaş, bayramı bayram olmaktan çıkarıyor...
Yorum Ekleyin | 22 Mart 2007 | Konuk Yazar
İlk olarak Tahtakale'de açılan kahvehanelerde günün her saati kitap okunur, şiir ve edebiyat sohbetleri yapılırdı. Biri o zamanlar kahvehanelerin İstanbul'un her yanına yayılacağını söylemiş olsaydı kim bugün gelinen noktayı tahmin edebilirdi ki...
Yorumlar (5) | 14 Mart 2007 | Konuk Yazar
Öyle bir tarih öğretisiyle içiçe yaşıyoruz ki, içinde rahat etmenin, huzura ermenin imkanı yok... Her an, tekrar bir yerlere doğru yola düzülecekmişiz gibi, buralar da aslında pek bizim değil gibi yaşamayı “öğreniyoruz”... Aslında bize dair başka yerler varmış gibi “öğretiliyoruz”... Zihnimizin içinde bir türlü bir yere oturamayan haritaların bilgisine maruz kalıyoruz...
Yorum Ekleyin | 22 Şubat 2007 | Konuk Yazar
Yaşamda ve onun en önemli simülasyon aracı televizyonda çok yoğun bir şiddet var. Her ikisinin de temel sebebi yetersizlik. Ancak bu sorun “Kurtlar Vadisi” gibi bir hedefe yöneltilen eleştirilerle çözülecek ya da anlaşılacak bir sorun değil. Çok daha karmaşık bir sorun. Yetersizlik kelimesinden hareketle bu soruna daha akılcı yaklaşmak olası...
Yorum Ekleyin | 16 Şubat 2007 | Konuk Yazar
Bir otobüs dolusu erkek, otobüsle Kiev yollarında... Türkiye’den gelmişler; muhtemelen çoğu işadamı... Kiev hakkında görgülerini, kültürlerini arttıracaklar. Turizm yani... Herkesin yaptığı türden... Herkesin yaptığı gibi turizm ama, turizmden turizme fark var; turizmin içinin nasıl doldurulacağı turistin kapasitesiyle, birikimiyle çok bağlantılı...
Yorum Ekleyin | 16 Şubat 2007 | Konuk Yazar

 
GünlükHayat.com
Hiçbir hakkı saklı değildir / Copyleft 2005-2008
[GünlükHayat'ta yayınlanmasını istediğiniz yazılarınız için: ghposta@gmail.com]